31 Temmuz 2012 Salı

NEDEN ESKİÇAĞ TARİHİNE MERAK DUYMALIYIZ?

Başlıktaki sorumuzun birçok sebebi olabilir ve bu sebepler kişiden kişiye değişebilir. Ama bu yazımızda, bu cevapların en genel olanını paylaşacağız. Bir Eskiçağ tarihi tanımı yapmadan önce tarihin nerede veya neyle başladığını anlatmak gerek. Tarih, bilindiği gibi M.Ö. yaklaşık 3000'lerde Sümer'de yazının icadı ile başlamıştır. O günden itibaren başta Sümerliler olmak üzere, tüm Mezopotamya uygarlıkları, daha sonra Anadolu uygarlıkları nihayetinde yazının tüm dünyaya yayılmasıyla birlikte Batı, Doğu, Kuzey ve Güney uygarlıkları tüm devlet kayıtlarını, kendi dillerinde yazmaya başladılar. Yazının binlerce yıllık geçmişinde binlerce değişim oldu, her uygarlık Sümer çivi yazısını alıp kendine uyarlayıp farklı yazı çeşitleri oluşturdular, farklı alfabeler oluşturdular. İşte Eskiçağ tarihinin kaynakları ise İlkçağ boyunca tutulan tüm bu kayıtlardan oluşmakta, bunun yanı sıra söz konusu uygarlıklardaki yazarların, seyyahların yazdığı edebiyat eserleri de var ki tarihe resmî bakış açısı dışından bakan en önemli kaynaklardır.
Eskiçağ tarihine merak duymamızın başında gelen sebeplerden biri işte bu söz konusu kaynakların okunup çevrilmesi, tasnif edilip korunması isteğidir. Dünyanın pek çok yerinde bilinçli gençler, sırf bu istek yüzünden üniversitelerde Eskiçağ uygarlıkların dillerinin öğretildiği bölümleri tercih ediyorlar; tıpkı bizde Latin Dili ve Edebiyatı; Antik Yunan Dili ve Edebiyatı bölümlerini seçen bilinçli gençlerimiz gibi.
Söz konusu Eskiçağ merakımızın bir diğer sebebi de bugün üzerinde yaşadığımız topraklar, bizlerden çok çok önce başka uygarlık ve kavimlerin toprağı, evi, yurduydu. Bir "Türk tarihi" olduğu gibi bir "Anadolu tarihi", "Trakya tarihi", "Ege tarihi", "Akdeniz tarihi" de vardır. Bizler bugün ülkemizi yabancı güçlere kaptırmak istemiyorsak, üzerinde yaşadığımız toprakları sahiplendiğimiz, benimsediğimiz içindir. Ancak bu toprakları benimsemek, sadece kendi milletimize ait olan değerleri sevmek, benimsemek demek değildir; bu topraklarda bizden önce yaşamış olan uygarlıkların (Hitit, Lydia, Phryg, Urartu, Ionia, Roma) eserlerini de benimsemek demektir. Bizler bugün kendimizi "Anadolulu" olarak tabir ediyorsak, Anadolu'da Türklerden önceki uygarlıkların eserlerine ve tarihlerine de sahip çıkmamız gerekmektedir.
Bu Eskiçağ merakının bir diğer nedeni de birçok büyük şehirde insanlar adres tarifi yaparken binlerce yıldır ayakta kalabilmiş olan Yunan, Hellenistik ve Roma dönemlerinin eserlerinden yararlanıyorlar. Sırf bu yüzden, insanların birçoğu bu eski eserleri merak ediyor. Bunların tarihlerini ve öykülerini de kendilerine "tarihçi" diyen bir yığın insandan dinliyor. Bu dinlediklerinin birçoğundan fazlası ya eksik, ya da yalan yanlış bilgiler oluyor. İşte piyasada dolanan bu eksik, hatalı ve yanlış bilgilerin giderilebilmesi için kaliteli birer Eskiçağ Tarihçisi olunup kitaplar, makaleler yayınlamalı, konferanslar vermelidir. Kısacası, yine kendi iyiliğimiz için, yine kendi topraklarımıza sahip çıkabilmek için Eskiçağ Tarihçisi olmalıyız.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder